Teknoloji ilerledikçe, mikroskop teknolojisi de gelişiyor ve nesnelerin orijinal boyutlarının binlerce misli büyük örneklerini incelememizi sağlıyor. Peki ya bir mikroskop baktığını tespit edebilseydi? Peki ya bu yeteneğini insanların hayatlarını kurtarmak için kullanabilseydi?

Harvard Tıp Fakültesi’ndeki eğitim hastanesi Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi’nde (BIDMC), mikrobiyologlar tarafından yapılan yeni çalışmanın arkasındaki fikir buna dayanıyor. Araştırmacılar, potansiyel olarak ölümcül kan enfeksiyonlarını teşhis etmeye yardımcı olmak için makine öğrenme teknolojisi ile geliştirilmiş bir mikroskop geliştirdiler.

BIDMC Mikrobiyoloji Laboratuarı direktörü ve Harvard Tıp Fakültesi patoloji yardımcı doçenti Dr. James Kirby, ilk etapta geleneksel mikroskopla tanılama süreci konusunda şu bilgileri verdi: “Enfeksiyon kapan hastanın numuneleri bir mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilir. Enfeksiyonun bakteriyel, mantar ve parazit gibi farklı türleri vardır. Bunlar kan dolaşımı enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, zatürre veya ishal olabilir. Hasta numunesi, organizmaların şekillerini, renklerini ve kalıplarını tanıyan ve bulaşıcı ajan sınıfını veya türünü belirleyen bir mikrobiyoloji teknisyeni tarafından mikroskop altında incelenir. Hekimler de doğru tedaviyi seçmek için bu kritik bilgiyi kullanırlar.”

Peki bu denli sistemli ve etkili gibi görünen bir yöntem varken yapay zekaya niçin ihtiyaç duyuluyor? Öncelikli neden, bir insanın mikropları doğru ve sürekli olarak tanıyan bir uzman haline gelmesi yıllar alıyor. Ayrıca, meşgul bir laboratuvarda bir örneği gözden geçirmek de epey uzun sürüyor.

Araştırmacılar, yüksek teknoloji ürünü bir alternatif oluşturmak için, yapay sinir ağına hasta numunelerindeki bulaşıcı ajanları tanıyabilmesi için 100.000 örnek görüntü gösterdiler. Testlerde, yüzde 95 oranında olağanüstü bir doğru teşhis başarısı yakalandı.

Kirby, “Detaylı bir eğitim aşamasından geçtikten ve iyice uzmanlaştıktan sonra yapay zekayı birincil tanı uzmanı olarak görebiliriz.” diyerek şöyle devam etti: “Bizi asıl heyecanlandıransa, mikrobiyoloji teknisyeni ve yapay zekanın becerilerini birleştirerek kusursuz sonuçlar ortaya koyabiliriz.

Bu sistemde otomatikleştirilmiş bir mikroskop, hasta örneğinden yüzlerce görüntü yakalar. Yapay zeka daha sonra mikrop içeren seçilmiş görüntüleri saptar ve bunları kendi teşhis önerisi ile birlikte bilgisayar ekranında bir teknisyene sunar. Böylece teknisyen ekrandaki görüntüleri tarar ve teşhisi onaylar.

Bir teknisyenin geleneksel yolla mikropları tanıması uzun zaman alırken yardımcı yapay zeka sayesinde tanı için gerekli olan zaman saniyelere indirgenebilir.”

Clinical Microbiology’de yayınlanan ve çalışmanın detaylarını anlatan makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş

Cevapla