Süpersonik yani sesten hızlı uçuş aslında çok uzun yıllar önce başarılmıştı. Uzunca bir süre önce geliştirilmiş olan savaş uçakları küçük ve atik gövdelerinde taşıdıkları büyük jet motorlarıyla sesten birkaç kat hızlı uçmak konusunda pek sorun yaşamıyorlar.

Elbette sesten hızlı uçuş sadece savaş uçaklarına özgü bir durum da değil. Efsanevi Concorde uçakları, yolcu taşımacılığına sesten daha yüksek hızları kazandırarak yıllarca teknolojinin zirvesini temsil ettiler. Ancak kazalar sonucu onlara azalan güven ve yakıt maliyetlerinin artması – düşük yolcu kapasitesi sebebiyle tırmanan bilet fiyatları Concorde’ları ekonomik açıdan sürdürebilir kılmadı. Bu sebeple Concorde’lar 2003 yılında emekliye ayrıldıklarından bu yana yolcular için sesten hızlı uçmanın bir yolu bulunmuyor.

Fakat Concorde’lar 2000’li yıllara kadar kullanılmış olsalar da aslında geliştirilme süreci 1960’lara dayanıyordu. Dolayısıyla bugünün teknolojisiyle temiz bir kağıt üzerine süpersonik uçak geliştirme fikri birçok kişinin merakını cezbetmeye devam etti.

Bugünlerde birçok farklı kurum ve birlik süpersonik uçuş için önemli çalışmalar yürütüyor. Bunlardan biri NASA ve Lockheed Martin ortaklığında yürütülen QueSST projesi. Bu proje ticari bir uçak üretiminden çok süpersonik uçuşlarda görülen ‘sonik patlama’ etkisini azaltmayı hedefliyor. Sesten hızlı uçuşlarda, ses hızının aşıldığı anda çok büyük bir ‘sonik patlama’ sesi ortaya çıkıyor. Bu ses uçakların muazzam yüksekliğine rağmen şehirlerde binaların camlarını titretebiliyor. Concorde uçuşlarında bunun önüne geçebilmek için ses hızı sadece okyanus üzerindeyken aşılıyordu. NASA’nın hedefi uçağın aerodinamik tasarımını geliştirerek bu sesi daha az rezonans yaratan, daha derin bir sese dönüştürmek. Böylece sonik patlama daha ‘sessiz’ hale gelecek.

NASA yıl sonuna kadar bu projeyle ilgili başka firmaların da başvurularını kabul ediyor. Ardından proje konusunda nihai kararlar verilecek ve gerçek boyutlu testler için çalışmalar başlayacak. Gerçek boyutlu ilk testler 2021 yılında başlayabilir. Ancak sessiz sonik patlamaya sahip ilk uçağın 2030’dan önce yolcu taşıması beklenmiyor.

Uçuşa daha yakın projeler de mevcut. ABD Denver merkezli bir şirket olan Boom, şimdiden üçte bir boyutlu model uçağı geliştirmiş durumda. Bu yılın sonlarında test uçuşlarına başlaması beklenen Boom XB-1, Concorde’un izinden gitmeye en yakın aday. Saatte yaklaşık 2.500 kilometre hıza ulaşabilen uçak, bu sayede Concorde’dan 200 km daha hızlı yol alabilecek. Böylece Londra – New York arasını 3 saat 15 dakikada kat etmesi mümkün olacak. Boom, Concorde’un başarısızlıklarından da ders aldığını dile getiriyor ve bu sebeple bilet fiyatlarının normal bir uçuştaki business class fiyatlarının üzerine çıkmayacağını iddia ediyor. Zira Concorde’un fiyatları 12 bin dolara kadar çıkabiliyordu.

Son olarak daha devrimsel bir projeden de bahsedelim. Manchester Üniversitesi, Royce Enstitüsü ve Central South University of China tarafından yürütülen yeni bir projede 3 bin santigrat derece sıcaklıklara dayanabilen yeni bir tür seramik kaplama geliştirildi. Günümüzde kullanılan kaplamalardan 12 kat daha güçlü olan bu seramik kaplama roketler ve askeri savunma sistemlerinin yanı sıra yüksek hızlı uçaklarda da kullanılabilecek.

Bu denli yüksek sıcaklıklara dayanabilen bir kaplama, yüksek hızlı uçuşlarda kritik öneme sahip. Zira uçak üzerinde hava sürtünmesi sebebiyle ve motor aksamları üzerinde çok yüksek sıcaklıklar oluşuyor. Bu yüksek sıcaklıklar metal malzemenin zayıflamasına ve dolayısıyla uçağın gövde bütünlüğünün kaybolmasına neden olabiliyor. Concorde’larda kullanılan titanyum malzemeye rağmen uçak gövdesinin en yüksek süratte genişleyerek esnasında karada olduğundan 7,5 cm daha uzun hale gelebildiğini rapor edilmişti. Dolayısıyla bu etkiyi mümkün olduğunca azaltabilmek çok önemli.

Yeni geliştirilen malzeme sayesinde uçak gövdesi, sıcaklıklardan daha az etkileniyor. Tıpkı uzay mekiklerinde olduğu gibi bindirme noktalarındaki kaplama, sıcaklığı dayanırken arkasındaki metal malzemelerinin nispeten serin kalmasını sağlayabiliyor.

Henüz yapılmış ölçekli testler olmasa da bu malzeme sayesinde uçakların teorik olarak ses hızının 4-5 katına ulaşabilmesi mümkün. Bu da Londra – New York arasının 2 saatten kısa süreceği anlamına geliyor.

Yakın gelecekte süpersonik uçuşların tekrar başlama ihtimali artık oldukça yüksek. Fakat 2030 sonrasında sonik patlama etkilerinden kurtulmuş, hipersonik hızlara çıkabilen yolcu uçakları da görmemiz mümkün olacak.

Paylaş

Cevapla