Bilim insanları daha önce insanoğlu tarafından görülmemiş bir keşif yaptı: Kendini klonlayabilen bir balık. Küçük bir Portekiz balığı, bu yeteneğini kullanmak için diğer balıkların yumurtalarını çalmak zorunda.

Squalius alburnoides’in üreme alışkanlıklarını gözlemleyen araştırmacılar, bir balığın babasıyla tıpatıp aynı genetik koda sahip olduğunu fark etti.

S. alburnoides gizli yeteneği keşfedilmeden önce de özeldi. Balık, bugün birisinin nesli tükenmiş olmakla birlikte, iki türün birleşiminden oluşan bir melez.

Bu keşif, eşeysiz üreme veya erkeğin dişiye ihtiyaç duymadan üremesine iyi bir örnek. Dişilerin erkekler olmadan ürediği eşeysiz üreme şekli döllemesiz çoğalma doğada bir hayli yaygın.

İnsanoğlu uzun zamandır, dişisiz -androjenez- üremenin mümkün olmadığını düşünüyordu. Daha sonra kimi karınca ve istiridye türleri gibi basit hayvanların bunu yapabildiği fark edildi. Bu yeteneğe sahip olduğu fark edilen en karmaşık ve ilk omurgalı canlı ise S. alburnoides oldu.

Androjenez çok nadir yaşandığından, üremenin tam anlamıyla nasıl gerçekleştiği hâlâ bir soru işareti.

Bu noktada bir teori öne çıkıyor: Erkek balığın normalden iki kat daha fazla genetik içerik yüklü bir sperm üretip, bunu çaldığı bir yumurtanın içine koyuyor ve yumurtanın içindeki genleri yok ediyor.

Androjenez üremede canlı kendini kopyalayarak genetik çeşitliliği azaltır ve bu riskli bir durumdur. Eğer tüm canlı türlerinin genetik kodları birbirlerine çok benzer olursa, doğadaki tek bir büyük değişim tüm türlerin yok olması için yeterli oldu. Fakat neyse ki androjenez üreme ekosistem dengesini bozmayacak kadar nadir yaşanıyor.

Edinburg Üniversitesi biyologlarından Laura Ross, The Scientist’e verdiği demeçte: “Bu garip üreme şekli, birbirlerine yakın iki türün evrimsel tarihlerinin bir noktasında birbirlerine kaynaşmalarıyla ortaya çıkmışa benziyor.” diyor.


Referans: Royal Society Open Science.

Paylaş

Cevapla