İklim değişikliği, en büyük sosyal, ekonomik ve çevresel sorun olma yolunda ilerliyor. Bu değişim, aşırı sıcaklık değişimleri, deniz seviyesinin yükselmesi ve bazı türlerin nesillerinin tükenmesi şeklinde kendini göstermeye başladı. Son 150 yılda, ortalama sıcaklık dünyada neredeyse 0,8, Avrupa’da ise yaklaşık 1 ºC arttı. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental Panel on Climate Change), hiçbir şey yapılmaması halinde küresel sıcaklığın 1,8 ile 4,0 ºC kadar daha artmasını bekliyor – ki bu da sanayi öncesi zamanlardan beri kaydedilen sıcaklık artışının 2 °C’yi aşacağı anlamına geliyor.

İklim bu hızla değişmeye devam ederse dünyanın pek çok yerinde doğal afetler meydana gelecek, temiz su sıkıntısı ve gıda yetersizliği sorunlarının ortaya çıkma ihtimali yükselecek. Bilim insanları, tüm bu sorunların önümüzdeki yıllarda giderek artacağını öngörüyor. Üstelik bunlar geri dönüşü olmayan ve büyük felaketleri tetikleyecek durumlar.

MIT’den Profesör Elfatih Eltahir’in son yayınladığı araştırmaya göre hiçbir önlem alınmazsa 2100 yılında Güney Asya nüfusu, aşırı sıcaklık artışı sonucu tamamen yok olacak. Eltahir ve ekibi yaptıkları çalışmalar sonucunda iki farklı senaryo meydana getirdi. Buna göre ya geçmişteki iklim politikalarıyla devam edecek ya da sera gazı emisyonlarını minimuma indirebileceğimiz bir model belirleyeceğiz. Ekip, eğer aynı politikalarla devam edersek Güney Asya’nın 2100 yılına gelindiğinde artık yaşanabilir bir yer olmayacağını söylüyor.

Karbon salınımı ve sera gazları küresel ısınmaya neden olarak iklim değişikliğini hızlandırıyor. Bu durumda emisyon oranlarını azaltmayı tercih etmek daha mantıklı bir karar gibi gözüküyor. Rüzgar gülleri, güneş tarlaları gibi yenilebilir enerji kaynaklarına yönelmek veya gelişmiş bir atık sistemi organize etmek iyi bir başlangıç olabilir.

Paylaş

1 Yorum

Cevapla