Geçtiğimiz yıl, 2 LIGO (Laser Interferometer Gravitational-Wave Observatory) dedektörü kullanılarak yapılan araştırmalar yer çekimi dalgalarının varlığını doğrulamıştı. Bundan kısa bir süre sonra yerçekimi dalgasına neden olan iki olay daha tespit edilmişti. Şimdi ise gökbilimciler 3. bir dedektör (İtalya merkezli Virgo) kullanarak 4. bir dalga grubu daha gözlemledi.

Peki, iki dedektör yerine üç dedektör kullanmak ekibe nasıl bir yarar sağladı? Öncelikle yer çekimi dalgalarının aslında uzay zamanında oluşan dalgalanmalar olduğunun altını çizmek gerekiyor. Evrende büyük bir olay meydana geldiğinde – örneğin iki kara delik birleştiğinde – her yöne bir dalgalanma gönderilir ve bu dalgalanmalar ışık hızında uzay zamanına doğru yol alır. Albert Einstein, bu tür dalgaların varlığını öngörüyordu ancak araştırmacılar LIGO projesine kadar bu dalgaları gözlemleyebilmiş değildi.

LIGO ve Virgo dedektörlerinin hepsi aynı çalışma prensibine sahip; Bu sistemde iki çok uzun tünel birbirini dik olarak kesiyor, karşılaştıkları yerde lazer ışını bölünüyor ve bunun bir kısmı birinci tünelin aşağısına, diğeri de ikinci tünelin aşağısına gidiyor. Tünel sonlarında bulunan aynalar kirişleri sektiriyor ve büyük bir kozmik aktivite oluşmadığı takdirde, iki kiriş birbirini iptal ediyor. Ancak iki kara delik birbirine çarpar ve yer çekimi dalgaları oluşturursa bu dalgalar tünel uzunluklarını hafifçe değiştirir. Eğer böyle bir olay gerçekleşirse iki lazer ışını farklı zamanlarda geri dönerler ve buluştuklarında aralarında oluşan fark gökbilimcilere zaman, mekan ve varlıkları hakkında her türlü bilgiyi verir.

Yerçekimi dalgalarının bir önceki keşfi Washington ve Louisiana’da iki LIGO dedektörü ile yapılmıştı. Son keşif ise İtalya’da gerçekleşti ve keşfe Virgo da katıldı. Yapılan gözlem sonucu bilim insanları 1.8 milyar ışık yılı uzaklıkta çarpışan iki karadeliğin yaydığı yerçekimi dalgalarını kaydettiklerini duyurdu. 14 Ağustos’ta gerçekleşen çarpışma sonucunda 53 güneş kütlesi büyüklüğünde bir kara delik ortaya çıkmıştı. Yerçekimi dalgalarının tespitinde üçüncü bir dedektör kullanılması bilim insanlarına dalgaların geldiği yön hakkında bir fikir vermesi açısından büyük önem taşıyor.

Yerçekimi dalgaları Albert Einstein’ın “İzafiyet Teorisi” nin kanıtlanmamış en büyük parçasıydı. Bilim insanları, dördüncü yerçekimi dalgasını keşfetmesiyle birlikte astronomi biliminde yeni bir sayfa açıldığını belirtiyor.

Konuyla ilgili çalışma dokümanlarına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Paylaş

Cevapla