Eğer alerjisi olan biriyseniz bu durumun ne kadar sıkıntılı bir şey olduğunu bilirsiniz. Günlük yaşantınızı dönem dönem veya sürekli olarak etkileyen alerjilerin yaşam kalitenizi düşürmemesi için çok fazla şeye dikkat etmeniz gerekir. Çünkü alerjenler sanıldığı kadar masum değiller. Günlük hayatınızı büyük ölçüde etkiler hatta ileriki seviyelerde hayati tehlikelere neden olabilirler. Bunu engellemek için antihistaminik ilaçlardan yardım almaktan başka çareniz de yoktur.

Ancak araştırmacılar uzun zamandır antihistamik ilaçlardan daha etkili tedavi yöntemleri üzerinde çalışıyor. Nature Communications‘da yayınlanan araştırmaya göreyse bilim insanları özel bir antikorun alerjik reaksiyonları tamamen durdurabildiğini keşfetti.

Bağışıklık sisteminin normal bir maddeye aşırı tepki göstermesiyle birlikte alerjik reaksiyon oluşur. Ölümcül sonuçlara neden olan alerjenler kedi tükürüğündeki proteinden, yer fıstığına kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.

Vücut bir alerjene maruz kaldığında, bağışıklık sistemi, bir anda strese girer ve yüksek miktarda immunglobulin E (lgE) üretir. Büyük Y şeklinde olan bu molekül vücudun yabancı olarak algıladığı maddelere karşı kimyasallar yayar ve bağışıklık sistemi hücrelerine bağlanır.

Bu bileşikler, histamin başta olmak üzere, farklı biçimlerde alerjiler ortaya çıkarır. Bazı alerjiler göz yaşı ve burun akıntısı gibi hafif rekasiyonlara neden olurken bazıları şiddetli gıda alerjine neden olur.

Alerji ilaçları bağışıklık sistemine ait bu bileşikleri veya bunların reseptörelerini hedef alır. Alerji semptomlarını azalttığı gibi tamamen önleyedebilir. Ancak IgE’nin kendisi hedef alınırsa alerjik reaksiyon tamamen önlenebilir.

Danimarka’da bulunan Aarhus Üniversitesi’ndeki bir grup bilim insanı özel bir anti IgE antikorunun bunu mümkün kıldığı bir mekanizma keşfetti. 026 sdab adı verilen bu antikor, lamalardan türetildi.

026 sdab’nin insan vücudundaki çalışma şekli, IgE’nin, CD23 ve FceRI adı verilen iki özel tip immün reseptörlerine dönüşmesini engellemek ve alerjik reaksiyonu başlamadan sonlandırmak.

Henüz başlangıç aşamasında olan bu tedavi yönteminin insanlar üzerinde kullanılması için daha pek çok testten geçmesi gerekiyor. Ancak ekibin elde ettiği veriler bu antikorların keşfedilmesine yönelik çalışmaları artıracağa benziyor.

Paylaş

Cevapla